11.03.21, 16:09
|
|
|
Üyelik tarihi: 27.02.21
Bulunduğu yer: gökler de...
Mesajlar: 487
Etiketlendiği Mesaj: 32 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
buba Nickli Üyeden Alıntı
alemde dağlar taşlar dahil her şey enerjidir, her enerjinin kendine göre titreşim seviyesi ve titreşim değerine göre de etkileşim alanı vardır. Enerji seviyesi yüksek olanlar alt enerjileri yönetir.
Kur’an hz. Muhammed’in kitabıdır, 7 boyutta ve sembol diliyle yazılmıştır. Hz. Muhammed kendi alemini okuyup kendi magasından çıkabildiğinde aklını temizleyip kafasının içindeki örümceği çıkardığında akıl melekesi cebrail ile tanışmış ve yaşamı okumayı öğrenmiştir. Yaşamı okuyabilmek sembol dilidir, sembol dilini anlayıp, algılayıp, idrak edebilen alemde asla hata yapmaz.
Bu yüzden ilk ayette oku derken kendi yarattığın alemini okumak kast edilir. Bu idrak seviyesine ulaşabilen kişiye halife denir. Görünen ve görünmeyen tüm alem hakk sisteminin maddeyi deneyimlemesi için madde üzerindeki halifesi için yaratılmıştır. Bu mertebede duygu ve düşüncenin çok ötesinde alem okunur. Orada sen, ben konusu yoktur. Toltek bilgeliği 4 anlaşma kitabının kurallarından ; başınıza bir silah bile dayalı olsa hiçbir şeyi kişisel algılamayın, derken de bu kast edilir.
Madde aleminde herkes birbirlerinin oyunları içindedir ve tüm yaşam oyundan ibarettir, teta seviyesine ulaşmış bir varlık daha önce kendisi için olumsuzmuş gibi gördüğü konunun olması gerektiğini idrak eder. Bu yüzden kur’an da sizin için hayır gördüğünüz şer, şer gördüğünüzde hayırdır fakat siz bilmezsiniz denilir.
Her insan madde üzerinde enerjidir ve bilinç olarak düştüğünden insanlığın çoğunluğu titreşimi yüksek varlıkların peşinden gider. Güzel bir doğa resmine bakan rahatlar, güzel bir insana bakan rahatlar. Alemde ruh ve madde eşdeğer hareket ettiğinden maddenin güzelliği ruhunun güzelliğinin tezahürüdür.
Her insanda akıl vardır lakin tüm alemde olmayan zihinde vardır. Hakk biz bu yükü dağlara ve taşlara verdik onlar kabul etmedi insan ne gafildir bunu yüklendi derken zihni kast eder. Akıl insanın yönetim merkezidir ruhu ve zihninin arasında denge unsurudur, kişi ruhuyla hareket ettiğinde aklı temizlenir, zihni devreye girdiğindeyse alemde yolunu kaybeder. Insandaki ruh ve zihin birbirinin zıddıdır. Birisi hakk diğeri şeytandır, bu yüzden insandaki
allah ve şeytan kast edilerek birbirinize düşman olarak maddeyi deneyimleyin denilmiştir.
Alemde yolunu şaşırıp akülerini tüketenler yüksek enerjili varlıkların etkileriyle tekrardan nefes almaya başlarlar. Akülerini şarj edene kadar bu yeterlidir, çünkü alemde herkeste yönetim merkezi denilen akıl vardır ve her akıl kendi açılımını yapmalıdır. Kendi alemini okuyabilip enerji seviyesini yükseltenler bilinç seviyesini yükseltir ve aleminde yükselir, bu yüzden üstünlük takvadadır denilirken, bilinç seviyesi kast edilir.
Kur’an delta boyutundaki hz muhammed’in kendi alemini okuması sonucu ortaya çıkmıştır. Alemini okuyabildiğinde kendi tanrısal özellikleri açığa çıkarmış ve an’ı kurmuştur, bu yüzden kur’an denilir. Bilinç seviyesini yükseltebilen her insan kendi kur’an nı yazabilir, lakin alemde her dönemde delta seviyesinde ulaşan varlık sayısı bir elin parmaklarını geçmez, onlara kutbu azam denir, alemi onlar enerjileriyle yönetir.
önceki yazılarımda da bahsettiğim üzere her insan beta seviyesinden delta seviyesine kadar bu yolculuğu yapacaktır. Cennet ve cehennem şeytanın allah elbisesine bürünüp te uydurduğu dinlerde bahsedildiği gibi ölüm sonrası gidilen bir yer değil bilinç durumudur, çünkü ölüm diye bir şey yoktur.
Din yani topluluk ile hareket etme konusuysa insanın ruhsal yolculuğunda ki 4. Aşamadır, tasavvuftaki şeriat makamıdır, topluluktan ayrılan kendi hakikatine doğru kendi alemini okuyabildiği ölçüde yol alır ve aydınlanmaya doğru giderek farkındalığını fark edebildiği ölçüde artırır.
Tüm bilge veya peygamberlerin insanlığı peşinden sürükleme gibi misyonları olmamış, hepsi kişilerin kendi hakikatlerine vakıf olmaları için çalışmıştır. çünkü her insan madde aleminde hakk halifesidir, parmak izleri ve göz retinalarının birbirlerinden eşşiz olması ne kadar insan varsa o kadar da yol olduğunun hakk dilindeki ifadesidir. Biğ bang büyük patlama konusunun bir açıklaması da budur.
Tüm bilgeler ve peygamberler insanlık alemine; beni takip edin ama kendi yolunuzdan gidin, demişlerdir, lakin çok azı bunu akledebilmiştir.
|
insan aklı ve kalbi arasında yaşar.nefis ve ruh gibi...nefsine tabi olanlar ziyandadır.ruhuna tabi olanlar yükselmiştir.hem dünyada hem ahirette eklemek istedim.her ne kadar bü dünya madde alemi gibi gözüksede hakikatte dünya ahiret için gereklidir.burda kazandıklarımız ahirette bizimdir...allah cc razı olsun kardeşim...
|